Süt, kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko gibi minerallerce ve A, D, E, K gibi vitaminlerce çok zengin bir besin. Özellikle çocukların ve gençlerin protein gereksinimi oldukça fazla. Büyüme çaşında çocuklar, yetişkinlerden daha fazla proteine ihtiyaç gösteriyor. Çünkü gıda proteini vücuda özgü kas proteinine dönüşüyor. Çocuklarda alınan proteinin üçte ikisinin hayvansal kaynaklı olması gerekiyor. 5-11 yaş grubu çocuklarda yarım litre süt, tavsiye edilen protein alımının büyük çoğunlukla yüzde 30-40’ını karşılıyor. Yapılan araştırmalara göre 1 litre süt yetişkinlerin günlük kalsiyum ve fosfor gereksinimlerinin tamamını, 10-12 yaşları arasındaki çocuklarda ise tamamına yakın bir kısmını karşılıyor.

Süt ve ürünlerinin faydaları

  •  A, B, C, D, E, K vitaminlerini,
  •  Kalsiyum, Fosfor, Potasyum, Çinko gibi mineralleri içerir,
  •  Büyüme ve gelişmeyi sağlar,
  •  Vücudu sağlamlaştırır, kasları  güçlendirir,
  •  Kemik erimesini önler,
  •  Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir,
  •  İshali tedavi eder,
  •  Mide rahatsızlıklarını giderir,
  •  Sindirim sistemini düzene sokar,
  •  Ülseri önler,
  •  Beyne enerji verir,
  •  Beynin gelişmesi ile çalışmasında faydalıdır,
  •  Dişleri korur ve çürükleri önler,
  •  Kronik bronşiti önler,
  •  Tansiyonu düşürür,
  •  Yağsız süt, kolestrolü düşürür,
  •  Kanserin önlenmesine yardımcı,
  •  Saç ve tırnakların oluşumunda büyük rol oynar,
  •  Yaşlanmayı geciktirir, anti aging etkisi vardır,
  •  Vücutta ödem yapan sıvıların toplanmasını önler,
  •  Cilt üzerinde nemlendirici etki yaparak cildin yıpranmasını engeller, 
  •  Hücreleri onarır, hücre ve doku oluşumunda rol alır, 
  •  Yaraların çabuk kapanmasını sağlar...

 

Yoğurdun öyküsü ve tarihçesi 
 
Bugün yoğurdun nasıl yapıldığını herkes az çok biliyor. Sütün yoğurt haline dönüşmesi için eski yoğurt maya görevi görüyor. Peki insanlar sütü nasıl yoğurt haline getirdiği yani yoğurtsuz yoğurt nasıl yapıldığı Milli yiyeceğimiz olan yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli ve kesin bir bilgi mevcut olmamakla birlikte, göçebe olarak yaşamlarını sürdüren atalarımızın yoğurt yapımında kullandığı doğal mayalar karınca yumurtalarıymış. Taşların altında yer alan küçük ve beyaz baloncuk şeklindeki taze karınca yumurtalarını ezmişler ve ısıtılan sütün altına koymuşlar. Böylece süt karınca yumurtalarında bulunan kimyasal maddeler yardımıyla mayalanarak yoğurt haline gelmiş. Başka bir rivayete göre, sütün yoğurt olarak mayalanması Hz. İbrahim'e melekler tarafından öğretilmiş. Ve bu sır halinde uzun süre babadan oğula intikal etmiş. Yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli miktarda bilgi mevcut olmamakla birlikte Kaşgârlı Mahmut tarafından 10. yüzyılda yazılan Divan-ı Lügat-it Türk ve Balas Gumlu Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eserlerinde yoğurt sözcüğüne rastlanmaktadır. Yoğurdun Avrupa'da yayılışıyla ilgili ilk bilgiye Fransız tıp tarihinde rastlanmaktadır. 16. yüzyılda Fransa krallarından I. Fransuva ateşli ishal hastalığına yakalanmıştır. Hiçbir doktorun tedavi edemediği kralı Osmanlı İmparatorluğu'ndan gelen bir doktor yoğurt ile tedavi etmeyi başarmıştır. Bu hadise neticesinde yoğurt daha geniş bir coğrafyada tanınmış, yeni dünyada yoğurt üretimine başlanmıştır.
 
Osmanlı İmparatorluğu döneminde saray mutfağının vazgeçilmez bir besin kaynağı olan yoğurt, Kanuni Sultan Süleyman Tarafından Fransa krallarından 1. Franseu ateşli ishal hastalığına yakalandığında, krala ilaç olarak gönderildi.
 
Bakterileri öldürücü özelliği nedeniyle yoğurt 1. Franseu'yu kısa sürede iyileştirdi. Avrupa'da 1800'lü yıllarda tanınmaya başlayan milli yiyeceğimiz yoğurt, Amerika'da yaklaşık 70-80 yıl önce tanındı. 1900'lü yılların başında ise yoğurt ilaç olarak kabul edildi ve bir dönem eczanelerde pastörize olarak satıldı.
Küçük Çiftlik Süt Ürünleri - 2020 Yemek Tarifleri Sağlık Köşesi Kampanyalar İnsan Kaynakları